Sıladan uzak,
selâmdan samimiyetten uzak.
Her bayram bir başka hüzün çöker gurbetteki insana.
Milyonlarca insanın yaşadığı şehirde kendinizi yapayalnız hissedersiniz.
Hiç unutulmaz o çocukluğumuzdaki bayramlar.
Ömrümüzden geçen her yıl biraz daha özlemle geçmişe götürür bizleri. Biliyorum ki Yozgat’ta Bayram bu yıl bir başka yaşanacak.
Yozgat belki farkında bile olmayacak; ama ben çocukluğumda yaşadığım bayramların özlemiyle çoğu çoluk çocuğunu büyütmüş torun sahibi olmuş, çocukluk arkadaşlarımla buluşacağım.
Benim, kardeşlerimin, akrabalarımın dünyaya gelmesine sebep olan ecdadımı ziyaret edeceğim.
O sessiz köye vardığımda bir hüzün kaplayacak içimi, biliyorum.
Hiç kimseler öpülesi ellerini uzatmayacak, ya da ardımdan el sallamayacak. Bense dudaklarımdan dökülen Fatihaları geçmişime hediye ederek kendimi avutacağım.
Beni en çok şehit mezarları duygulandırır.
Baş ucunda dalgalanan al bayrak, dalga dalga çırpınır, sanki haykırır “ben buradayım heey, ben buradayım; beni de unutma!” dercesine.
Yılda bir de olsa Yozgat’ta nefes alır, Yozgat’ı Yozgat’ta yaşarım.
siz değerli hemşerilerimizin de bayramını kutlar, büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim.
İzmir’mi ıssız
Banamı öyle geliyor
Bedenim senden uzak
Gönlüm seninle yaşıyor
Daha fazla dayanamam
Hasretin acısına
Kimse selam vermiyor
İzmir’in yabancısına
Her gününüz bayram sevinciyle geçmesi dileğiyle…
Osman Karaca