Kıbrıs
Almanya
Fransa



Peygamber soyundan geldiklerine inanılan aileler arasından seçilen dedeler Alevi toplumlarının dini önderi, mürşidi ve piri olarak görülürler. Alevilerin ibadet kabul ettiği cemler de dedeler önderliğinde gerçekleştiriliyor. Doktora tezini Alevilik'te dedelik kurumu üzerine yapmış olan Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ali Yaman 'Dedeler kentli Alevilerin ihtiyaçlarını karşılayabilir mi?' soruma şöyle yanıt veriyor:
'Dedeler, Cumhuriyet döneminde kentleşmenin ve din hizmetleri/eğitimi alanına hakim mezhepçi devlet politikalarının doğal bir sonucu olarak giderek geleneksel işlevlerinden uzaklaştı ve Alevilerin ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi. Bugün dedelerin, işlevleri belli cemevlerinde haftada bir düzenlenen cem ibadetleri ile sınırlı sembolik bir hale dönüştü. Geçmişte soya dayalı ocaklar yoluyla süren dedelerin eğitimi, modern yaşamda yetersiz hale geldiğinden ve taliplerin ihtiyaçlarını karşılamadığından -şimdilik- seminerler ve kurslar yoluyla daha eğitimli dedeler yetiştirilmeye çalışılıyor. Gelecekte dinsel alanla sınırlı olması muhtemel. Dedelerin işlevlerinin yeni ihtiyaçlar doğrultusunda nasıl evrileceğinde ise Alevilerin tavrı belirleyici olacak'
Bize en büyük darbeyi sol ideoloji vurdu
Dede Garkın Ocağı dedelerinden Hüseyin Dede Kargınoğlu Aleviliğin kentleşmeyle beraber yaşadığı dönüşüm sürecinde inanç kısmının zayıfladığını ve dedelere daha az saygı gösterildiğini düşünüyor. Hüseyin Dede Kargınoğlu'nun AKŞAM'A açıklamaları şöyle:
- Dedelerin giderek etkinliğini kaybetmesinin sebebi nedir?
Pir Sultan Abdal der ki 'Her ağacın kurdu özünden olur'. Bizim de kurdumuz kendi içimizde. Aleviliğin bir okulu yok, tabii cemler de kesilince... Alevilik bilgisi olmayan dedeler ortaya çıktı. Eskiden dergahlarda, cemevlerinde, muhabbet ortamlarında herkes birbirinden bir şeyler öğrenirdi. Birçok dede Sünni söyleme yakın şeyler kullanıyor. Bence bunu da bilgisizlikleri ortaya çıkmasın diye yapıyorlar.
- Nereye varacak bu işin sonu?
Devlet yıllarca Kürt hareketini görmediği gibi Alevileri de görmedi. Başımıza gelenleri herkes biliyor zaten. Şimdi 'ibadethanemiz cemevi' diyoruz, tanımıyorlar. Dergahlar kapalı. Ne olacak bunca baskı! Bu işi kaşımaya çalışanlar da çok. Umarım bu işler yoluna girer.
- Aleviliğin inanç boyutunda bir kayıp yaşandığı belirtiliyor. Nasıl oldu bu dönüşüm size göre?
Nasıl oldu anlatayım: Ben 12 Mart gençliğiyim. 1960-80 arası bizler açısından ölü bir dönem. Biz o dönemde Alevi inancını unuttuk. Çünkü bize inancımızı yaşatmadılar, türkülerimizi yok saydılar... Öyle olunca bir boşluk oluştu zaten. Üzerine bir de o dönem benim de içinde olduğum sol ideoloji gelince hepten inanç kısmı gitti. Birdenbire kendimizi o sol ideolojinin kucağında bulduk.
- Neden sol ideoloji gelince inanç kısmı gitti?
Sol ideoloji dünyada sömüren ve sömürülen üzerine kurulan bir sistem. Biliyorsunuz sömürülen halk. Alevilikte de bunun adı 'talip'. Peki, sömüren kim? İşte buna da 'dedeler' yanıtını verdik. 'Sömürücü, cahil' bunlar dedik, beğenmedik. Ve 12 Eylül gelip de sağcısıyla solcusuyla içeriye girinceye kadar Aleviliğimizi unuttuk. İçeride baktık ki, Sünnisi Alevisi çok farkımız yok ve tekrar unuttuklarımızı hatırlama sürecimiz başladı. Bu nedenle en büyük darbeyi sol ideolojiden yedi
Alevi inancı. Dedeler taliplerden koptu, öğreti bir sonraki nesile
geçemedi. Siyasal ideolojimiz ile inancımızı birbirine karıştırdık o dönemde. Karıştırdığımız için de ortaya tabelasında Aleviliği kullanan ama Alevilik ile ilgisi olmayan bir grup çıktı. Bugün Alevi sivil toplum grupları bu kategoridedir bence. Aleviliğin asıl olması gerekenlerin hiçbirinden haberi yok!
STK-DEDE ÇATIŞMASI
- Alevi dünyasında inanç önderi kabul edilen dedelerle Alevi sivil toplum örgütleri arasında bir çatışma mı var?
Sivil toplum kuruluşları dediğimiz yapıların hiçbirinde dede yok. Bir tane Cem Vakfı'nda İzzettin Doğan var, ocakzadedir. Mesela Pir Sultan Dernekleri gibi dernekler... Çoğunun Alevilikle ilgisi yok! Bir defa dedeyi tanımıyor, cem bilmiyor, sol ideolojinin propagandasını yapıyorlar. Karşı değilim ama Alevilikle ilgisi yok.
Yarın:
- 'Cemevi ibadethanedir' diyen Gazi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Gıyasettin Aytaş'ın hem Alevi hem Sünni camiada tartışılacak önerisi ne?
- 'Cemevleri ibadethane olarak tanınsın' diye hukuk mücadelesi veren Alevi Araştırmaları Merkezi Başkanı Ali Yıldırım hangi konuda Diyanet'le aynı görüşte?
- Karacaahmet Sultan Dergahı'ndan bir cem. Uygar Taylan'ın fotoğraflarıyla.
akşam
|
Bu Haberle İlgili Yorum Yazın, Facebook'ta Paylaşın |
|
|
|
560 bin somon balığı telef oldu
Son derece etkili olan virüs yüzünden, şu ana dek 560 bin somon balığı telef oldu
|
|
Gonio’ya düştüysen yandın
Özgürlük bahçesi mi? Günahlar şehri mi?
|
|
Çok uzun bir süre alacak
Fener Davası 40 gündür mahkeme arıyor
|
|
Yahudiler Mescid-i Aksa'ya girdi
Yahudi yerleşimcilerden bir grubun, sabah saatlerinde Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya girdiği bildirildi
|
Bu habere ilk yorumu yapmak için »